GAZİ'DE İLKYAZ

Bu site Atilla İlkyaz'ın ''Gazi Üniversitesi - Mesleki Resim Yüksek Lisans Öğrencileri'' tarafından kurulmuştur, bir İLK'dir...
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 KÜBİZM- SOYUT SANAT

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
kaderaltintasgazi



Kadın
Mesaj Sayısı : 21
Kayıt tarihi : 22/10/09

MesajKonu: KÜBİZM- SOYUT SANAT   25/11/2009, 21:39

KÜBİZM


Kübizm,20.yüzyılın başında ortaya çıkan konunun sadece görünen tarafını değil, görünmeyen taraflarını da göstermeye çalışan bir akımdır. Nesne yüzeylerinin ardına bakarak konuyu aynı anda değişik açılardan sunabilecek geometrik şekilleri vurgulamıştır.

Kübizm sözcüğü adından anlaşıldığı üzere küpten gelir ve ilk kez bir sanat eleştirmeni tarafından Brague’ın evlerin, ağaçların ve dipyüzeyin tümünün küpler şeklinde olduğu bir resmi için kullanılmıştır.

Kübizm çizgiye ve biçime odaklanmış, yepyeni bir görsel dil yaratmıştır.

Kübizm gerçekten de yeni bir resimsel dil; yeni bir görme biçimi; dünyayı temsil etmenin yeni bir yöntemi olarak dönemine damgasını vuran başlıca sanat akımıdır. Geleneksel perspektif kurallarına başvurmadan nasıl bir resimsel kurgu yapılabileceği sorusundan hareketle Batı sanatının yüzlerce yıllık görsel temsil sistemini yerle bir eden kübizm, bu anlamda 20.yüzyılın en radikal sanat hareketlerinden biri olarak nitelendirilir. Doğanın betimlemeci değil kavramsal bir yorumunu yansıtan kübistler, resimsel yüzeyde üç boyutluluk yanılsaması yaratmak yerine resim yüzeyinin iki boyutluluğunu vurgulamış; eş zamanlı olarak bir nesneyi bir değil birçok açıdan göstererek bir tür dördüncü boyut kavrayışı getirmiş. 19.yüzyıldan itibaren temsili gerçeklikten resimsel gerçekliğe uzanan yoldaki adımları hızlandırarak görsel bir devrim yaratmıştır.

PABLO PİCASSO



Pablo, Diego, José, Fransisco de Paulo, Juan Nepomuceno, Maria de los Remedios, Cipriano de la Santissima Trinidad 25 Ekim 1881 Malaga, İspanya’da doğmuştur. La Lonja Güzel Sanatlar okulunu bitirmiştir.

İspanyol ressam ve helkeltraş. 20.yüzyıl sanatının en iyi bilinen isimlerindendir. Georges Braque ile birlikte kübizm akımının temelini atmıştır.

Picasso tanınan en üretken sanatçıdır. Guinness rekorlar kitabına göre toplam resim, 100,000 baskı, 34,000 kitap resmi ve 300 heykel ve birçok seramik ve çizim üretmiştir. Picasso 8 Nisan 1973 tarihinde 92 yaşında ölmüştür.

Avignonlu Kızlar” Pablo Picasso 1907


Kübizmin temellerinin,1907 yılında Pablo Picasso’nun “Avignonlu Kızlar” resmiyle atıldığı söylenebilir. Bu resmin en büyük özelliği, estetik güzelliğin ne olduğuna ilişkin alışılagelmiş kalıpları yıkması, güzel ile çirkin arasındaki geleneksel ayrımları yok etmesi, deyim yerindeyse kendi kurallarını kendi koyan bir tavır taşımasıdır. Resmin 20.yüzyılın ve genel olarak modern sanat tarihinin çoğu zaman ‘açılış sayfası’ olarak gündeme gelmesi de bundandır. Avignonlu Kızların devrim yaratan özelliği, üç boyutlu nesneleri iki boyutlu yüzey üzerinde gösterebilmenin yeni bir yolunu önermeye başlamasıdır. Resimde oldukça kaba ve şema tize bir biçimde resmedilmiş figürler, aynı anda hem cepheden, hem profilden görülmekte izleyiciye aynı figürü farklı açılardan kavrayabilmek olanağı vermektedir. Picasso, resmindeki her bir figürün tek başına birer heykel gibi düşünülebileceğini söylerken izleyicinin optik olarak tek yüzeyde algıladığı nesneleri ve figürleri üç boyutlulukları içinde kavramış ve yansıtmış; izleyicinin önünde açılan bir pencere varmış gibi kurgulanan geleneksel resimlerdeki perspektif derinliğini dışlamıştır. Resim artık izleyicinin önünde açılan bir pencere değil, adeta optik olarak dokunabilecek yassı bir yüzeydir; resmin gerçeği, gerçekçi temsilin ötesine geçmiştir.

1908-1912 yıllarına rastlayan ve “Analitik Kübizm” olarak adlandırılan dönemde Cézanne’ın adım attığı yoldan ilerleyen Picasso ve Braque, nesneleri adeta optik bir parçalanmaya tabi tutarak radikal bir görsel tavır sergilemişlerdi. Parçalanmış yüzeylerin giderek küçüldüğü, nesnenin farklı açılarının adeta keskin cam kırıkları gibi üst üste bindiği bu resimlerde nesneleri seçmek güçleşmiş, resim yüzeyinin tümünü kaplayan imgenin içinde geleneksel anlamda bir ‘espas’la karşılaşmak olanaksızlaşmıştır. Bu dönem resimlerin konuları, çoğunlukla natürmort ve portre gibi geleneksel türlerle sınırlıdır.

FERNANDE’NİN BAŞI (1909)





Yüz yamru yumru edilmiş, yakından bakıldığında kırılmış gibi görünür ama uzaktan bakıldığında düzlemlerin bu oyunu yüzün hacmini, gölgeyi ve ışığı kurmaya yarar. Yüzün kenar çizgisi hala belirlidir ama bir sonraki yıl içinde, Picasso onu birçok parçaya bölüp açacak.



Önce Braque, ardından Picasso’nun resimlerinde şablon harfler kullanmaya başlaması ve resimsel dokuyu zenginleştirmek için boyaya kum, talaş gibi malzemeler katılmasıyla, “Sentetik Kübizm” olarak adlandırılan yeni bir evreye geçilmiştir. Bu sürecin en önemli yeniliği kolaj tekniğidir. Picasso, 1912 yılından itibaren gerçekleştirdiği resimlerine baskılı kumaşlar ve kağıtlar yapıştırmaya başlamış; ayrıca atık malzemeler kullanarak kolaj tekniğini üçüncü boyuta da taşımış, dolayısıyla asemblaj tekniğinin ilk örneklerini vermiştir. Kolâjın 20.yüzyılın en önemli sanat tekniklerinden biri haline gelmesi, gazete, afiş, kartpostal gibi kitle kültürüne özgü basılı malzemenin bu çağda yaygınlık kazanmasıyla ilgilidir. Picasso da Braque da bu dönem yapıtlarında yaşadıkları zamanların siyasi ve kültürel gelişmelerine ilişkin ipuçları veren gazete kupürleri ve reklam imgeleri kullanmışlar, ilgilerinin salt biçimsel kaygılarla sınırlı olmadığının ipuçlarını vermişlerdir.

MA JOLIE (1914)




Pipo, bardak, sinek birlisi, Bass şisesi, gitar, zar… Bu ölü doğada, canlı renkler, benekler ve göz yanıltması bulunuyor. Bu dönemde Picasso Eva’ya âşıktır ve zamanın gözde şarkısı Ma Jolie’dir. Aşkının şarkısını resimde dile getirmek üzere müzik partisyonunu tablosuna yerleştirir.

HASIR SANDALYELİ ÖLÜ DOĞA (1912)




Bir resmin içinde, sadece bir sandalye yanılsaması verecek olan hasır bir sandalyeyi resmetmek yerine Picasso, bir sandalyeye hasır geçirme işlemini simgeleyen bir muşamba parçasını ele alıyor. Çerçeve yerine gerçek bir halatı kullanıyor.

Kübizm, Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle yoğun enerjisini yitirmiştir. Ancak kübizmin deneysel evresi sona ermiş olsa da etkisi, her zamankinden daha yoğun bir şekilde hissedilmeye başlanmış ve geometrik soyutlamacı yaklaşımlar, kübizmin temelleri üzerinde gelişerek modern sanat dilinin başlıca biçimsel ifadesi olmuştur.

SOYUT SANAT


Soyut sanat, doğada var olan gerçek nesneleri betimlemek yerine, biçimler ve renklerin, temsili olmayan veya öznel kullanımı ile yapılan sanata denir. Nonfigüratif sanat terimi ile değişmeli olarak kullanılır.

20.yy başına tarihlenen her akım, genel bir eğilim olarak soyutlamayı benimsemiş, ‘sanat için sanat’çı bir yaklaşım içinde akademik ve natüralist ifadeden ayrılmıştır.20.yy bu yeni ‘izm’leri öncesinde 19.yy da soyuta yönelişin erken örnekleri arasında Fransız ressamlar, Claude Monet ve Paul Cézanne, İngiliz ressam J.M.W. Turner ve Amerikalı ressam J.M.Whistler’in resimleri dikkat çeker. Bu ressamların hiçbiri görünen gerçeklikten tam anlamıyla ayrılmamış olmakla birlikte, biçimsel arayışların ve boyasal etkilerin ön planda olduğu resimlerinde ‘modern’in ifadesinin temsili gerçekliğin ötesine uzanan ‘saf sanat’ da aranacağının ipuçlarını vermişlerdir.

Temsili gerçeklikten koparak özellikle renk öğesine ve şekillere odaklanan, böylece özünde soyut bir resimsel ifadenin yolunu açan ilk sanatçının, Rus ressam Wassily Kandisky (1866-1944) olduğu kabul edilmektedir. Mavi süvari adında bir grup kuran Kandinsky, temsili gerçeklikten giderek uzaklaşmış, bir resmin konusunun öncelikle resmin kendisi olduğunu benimsemiştir. Kandinsky için sanat, manevi değerlerin betimlenmesidir. Her sanat dalı dışsal yapısı itibariyle birbirinden ayrılsa da buluştukları ortak nokta, insan ruhunu arıtıp, harekete geçirebilecek iç amaç için çaba vermeleridir. Sanat ve doğayı birbirinden ayıran, sanatın da doğa gibi kendine özgü bir gerçekliği olduğuna inanan Kandinsky’ye göre sanat doğayı taklit etmeyi bırakmış, kendi doğasını ortaya koymaya başlamıştır.

KANDINSKY
“QUİET HARMONY”





KANDINSKY

“BLACK LİNES” (1913)












KANDINSKY


“TWO RİDERS AND RECLİNİNG FİGURE” (1909-1910)











Soyutlamadan ziyade ‘soyut’un peşinde bir başka öncü de Rus ressam Kazimir Maleviç’tir.Maleviç 1913 yılına tarihlediği “Beyaz Zemin üzerine Siyah Kare” gibi özünde geometrik bir temele dayanan soyut resimleriyle “Süprematizm” akımının yaratıcısıdır.Sanatsal ifadede saf duygunun üstünlüğü olarak tanımladığı “Süprematizm” akımının sanatı nesnenin boyunduruğundan kurtardığını öne süren Maleviç, Kübizm ve Fütürizm gibi akımların etkisini taşıyan ilk dönem resimlerinin ardından saf soyuta yönelmiştir.
SİYAH KARE 1914-1915


Rus sanatçı Maleviç, ”Siyah Kare” de karenin duyguyu, beyaz zeminin bu duygunun ötesindeki boşluğu ifade ettiğini söylemiştir.





Temel Süprematist öğe, sanatın yeni alfabesinin ilk harfi, doğada bulunmayan bir şekil olan karedir. “Beyaz Üzerine Siyah Kare”de saf duyguyu siyahla, boşluğu, hiçliği beyazla ifade eden ve izleyiciyle renkler aracılığıyla sözel olmayan bir iletişim biçimi kurmaya çalışan Maleviç’in görsel dağarcığında dik çizgiler insanın doğanın kaosuna karşı üstünlüğünü ifade eder. Süprematizmin bir akım değil, bir ‘ruh hali’ olduğunu öne süren Maleviç, resimlerindeki soyut şekillerin ‘herhangi bir nesnenin yokluğuyla dolu’ olduğunu, dolayısıyla boş olmadığını, her biçimin ‘anlama gebe’ olarak ortaya çıktığını söylemiştir.

1910-1914 tarihleri arasında doğadan soyutlamalar yapmaya başlayan 1914 yılına geldiğinde resimlerinde dikey/yatay çizgiler ve temel renkler dışında hemen hiçbir öğeye rastlanmayan Hollandalı ressam Piet Mondrian da 20.yüzyılda soyut sanatın en figürleri arasındadır.

PİET MONDRİAN















Mondrian’ın ‘Yeni Plastisizm’ olarak adlandırdığı geometrik soyut anlayışa göre sanat, evrenin değişmez yasalarının bir tür yansımasıdır. Bu yasalar, Mondrian’ın tuvaline çeşitli boyutlardaki dikdörtgenlerin oluşturduğu asimetrik bir ağ olarak yansır. Mondrian’ın resmi tümüyle zihinsel, rasyonel, geometrik bir disiplin üzerine temellenmiş, bu yönüyle modernist anlayışın tam bir yansıması olarak görülmüştür.

Soyut sanat, İkinci Dünya Savaşı yıllarında ve sonrasında Avrupa’da ve Amerika’da modern sanatın üslubu olmayı sürdürmüştür.



BART VAN DER LECK 1918









BARBARA HEPWORT
“LONGSTONE” (1955)







KAYNAKLAR

1. Antmen, Ahu,20.yüzyıl Batı Sanatında Akımlar, İstanbul: Sel Yayıncılık,2009.

2. Bernadac, Marie-Laure, Picasso: Dahi ve Deli, İstanbul: YKY Yayınları,2008.

3. http://tr.wikipedia.org/wiki/bizm

4. alka.com.tr/alphtml/pablohtml/image/avignonlukizlar.jpg

5. www.jamesgalleries.com/images/picasso-girlinchair.jpg

6. www.look-art.com/galeri/Picasso/resim181hh.jpg

7. artnet.com/artwork_images_171046_192020_jean-metzinger.jpg

8. artnet.com/Webservices/Picture.aspx?date=200711068catalog=125843gallery=1108891

9. http://img35.imageshack.us/img35/3325/deevlertualimnet.jpg

10. http:/imagecache5.art.com/p/LRG/12/1288/HIDO0002/wassily-kandinsky-quiet-harmony.jpg

11. artnet.com/images/magazine/features/kuspit/kuspit8-5-9.jpg

12. htpp://www.artnet.com/Magazine/news/swaltzer/ımages/waltzer5-4-11.jpg

13. artnet.com/Webservices/Picture.aspx?date=200711204catalog=14904gallery=110872

14. http//images.artnet.com/artwork_images_134_116430_barbara_hepworth.jpg

15. http://images.artnet.com/artwork_images_425216679_517456_juan_gris.jpg

16. www.grafikerler.net/pablo-picasso

17. www.felsefeekibi.com

18. http://tr.wikipedia.org/wiki/Soyut Sanat
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
KÜBİZM- SOYUT SANAT
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Sanat eğitimi ve yaratıcılık
» soyut dışavurumculuk
» GÖKTÜRK DÖNEMİ
» GAZNELİLER
» YAYLI ÇALGILAR ANA SANAT DALI

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GAZİ'DE İLKYAZ :: DERS NOTLARI :: TEMEL SANAT KÜLTÜRÜ-
Buraya geçin: