GAZİ'DE İLKYAZ

Bu site Atilla İlkyaz'ın ''Gazi Üniversitesi - Mesleki Resim Yüksek Lisans Öğrencileri'' tarafından kurulmuştur, bir İLK'dir...
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 HARUN ANTAKYALI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
feride demircan



Kadın
Mesaj Sayısı : 61
Yaş : 36
Kayıt tarihi : 01/04/07

MesajKonu: HARUN ANTAKYALI   6/6/2007, 09:48



Harun Antakyalı (d. 1965, İskenderun), Türk ressamdır.

Hacettepe Üniversitesi güzel sanatlar fakültesi resim bölümünü bitirdi. Özgür figür çalışmaları ile tanınan sanatçı, büyük yüzeylere yaptığı çalışmalarla da bilinmektedir. Yaşarım, yaparım, tüketirim Antakyalı ile sloganlaşmış bir sözdür.

Sanatçı büyük A harfini ters olarak kullanır. İlk sergisi Metropol izlenimleri 1992, ardından Metropol kirlenmeler, Benim Olymposum yok, Olymposu olmayanlar buraya, Yaşarım, yaparım, tüketirim. Don(suz) kişotlar, Metropolü anlayan an(lar) başlıkları altında sergiler gerçekleştirdi.

2001-2002 sanat kurumu övgüye değer sanatçı ödülü verildi. Sanatçı büyük yüzeylerin ressamı olarak tanılır. Büyük boyutta yaptığı duvar resimleride kendi dilinde oluşturulmuş komposizyonlardır. Ant ve Ece adında iki çocuğu vardır. Ankara'da yaşamaktadır. www.liman.goodforum.net sanat paylaşımı kurduğuna dair rivayetler vardır, Sağlam kaynakların söylediğine göre oradan yazılarına ulaşılabiliyor... Vee gençler onu çokkk seviyor. Antakyalı, “Metropolü Anlayan An(lar)” serginin tanıtım katalogu için hazırladığı yazıda metropolü şöyle anlattı ; "Metropoller büyük insan kitlelerinin yaşadığı mekan kavramı dışında yerlerdir. Çünkü mekan sınırlarla oluşur. Metropolü yönetmek zordur, zorluğu metropolün kendini yönetmesinde saklıdır. Kural, metropolü sıkar. Kuralcı bireyler bu yerleşimlerde toplum olduklarını sanırlar. Legal olan illegal olandan beslenir. Tüketimin sınır tanımadığı bu yerleşimler sınırlanamayan yaşamlarında sönük başkaldırıları denek olarak kullanırlar. Metropolün yarını dünün unutulduğu yerdedir. An önemlidir, anda karar verilir, anda üretilir, anda tüketilir."

Harun Antakyalı sert söylemli ve tepki dolu resimlerinin aksine son derece duyarlı ve duygusal bir insan , aslında resimlerinin böyle tepki dolu oluşunun altında da bu gerçek yatıyor. Kalbiyle yaşayıp , yaşanan hiç bir şeye duyarsız kalmamasının sonucu olarak hayattan aldığı yaraları tual aracılığıyla tekrar hayata iade ediyor. Yaşantısı da resimleri gibi yapmacıklıktan uzak , doğal, maskesiz olan sanatçı , ailesi ile birlikte Ankara’daki atölyesinde yaşıyor ve gündüzleri çocuklarıyla ilgilendiği için geceleri resim yapabiliyor. Atilla ilkyaz, Antakyalı için yazdığı bir yazıda şöyle diyor: Kavramsal sanatın teorisyen ve sanatçısı Sol le Witt “Kavramsal sanatçı işinin izleyici için zihinsel açıdan ilginç olmasını, dolayısıyla yaptığı işin hiçbir duygu ya da heyecan uyandırıcı boyut taşımamasını hedefler” diyor. Harun Antakyalı ise tersine coşkuyu, duyguyu önemseyen, resim yaparken usuna değil içgüdülerine, yaşadıklarına güvenen bir ressam…

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
harun



Erkek
Mesaj Sayısı : 11
Yaş : 93
Kayıt tarihi : 18/09/07

MesajKonu: Geri: HARUN ANTAKYALI   21/10/2007, 03:17

>HARUN ANTAKYALI –1965-
>
>İskenderun’da doğdu.
>
>Hacettepe üniversitesi Güzel sanatlar fakültesi Resim bölümünü
>bitirdi.
>1995 TEM (Transit European Motorways) Grubunu kurdu.
>2001-2002 Sanat Kurumu, Yılın Övgüye Değer Sanatçısı ödülü
>
>SEÇİLMİŞ KİŞİSEL SERGİLER
>
>1992 Metropol izlenimleri İSKENDERUN
>1995 Metropol kirlenmeler Dam galeri ANKARA-
>1997 ‘Yaşarım , Yaparım , Tüketirim’ Şekerbank Ömer sunar sanat
> galerisi ANKARA-
>1998 Popülist Life Görsel sanat galerisi MERSİN-
>1998 Benim olympos’um yok Anka Galeri ANKARA-
>1999 Olympos’u olmayanlar buraya Karaca Sanat galerisi Ankara
>2000 Melekler düş kuramaz Galeri sanatyapım ANKARA-
>2001 Don (suz) kişotlar Karaca sanat galerisi ANKARA-
>2002 Hilton SA ANKARA-
>2003 Korku-yorum Galeri artı ANKARA
>2004 Galeri Siyah beyaz ANKARA
>2005 Metropolü anlayan an(lar) Karaca sanat galerisi ANKARA
>
>SEÇİLMİŞ KARMA SERGİLER
>
>1990 İskenderun – Antakya Turizm Kültür Festivali
>1996 TEM 459 ANKARA-İSTANBUL-
>1997 Üç kuşak Türk resmi Anka Galeri- ANKARA
>1998 Ankara ‘da genç sanat 1 Çağdaş sanatlar merkezi ANKARA –1998
>75. Yıla armağan plastik sanatlar sergisi Çağdaş sanatlar
> galerisi ANKARA , Dolmabahçe kültür merkezi İSTANBUL –
>1999 Üçlü sergi Galeri Sera ANKARA
>1999 2000’e doğru gençler sergisi A.K.M. İSTANBUL –
>2000 İkili sergi Picante BODRUM –
>2001 Ankara Gençler karması Şekerbank Ömer sunar sanat galerisi
>ANKARA-
>2002 Kargaşa 1 Kargart İSTANBUL
>2001 Hasanoğlan sanat bayramı ANKARA
>
>2003 Kargaşa 2 Kargart İSTANBUL-
>2003Üçlü sergi Galeri Sanatyapım ANKARA-
>2003 Kargart İSTANBUL-
>2003 Yılbaşı karması Passion sanat galerisi İSTANBUL-
>2003 Eksik olan Karşı sanat çalışmaları İSTANBUL –
>2003Ne alırsan 100 İlayda sanat galerisi ANKARA-İSTANBUL
>2003 Savaşa karşı sanat Galeri Sanatyapım ANKARA-
>2004Beşli karma sergi Başak sigorta sanat galerisi ANKARA-
>2004 TEMA II KADIN Galeri sanatyapım ANKARA-
>2004 küçük tuvaller yılbaşı sergisi Galeri Akdeniz ANKARA
>2005 Art Trol İstanbul Modern sanatlar galerisi İSTANBUL
>2005 Kargaşa 5 kargart İSTANBUL
>2005 Küçük tuvaller sergisi Galeri Akdeniz ANKARA
>2006 BirSERGi Ç.B.Çağdaş sanatlar galerisi ANKARA
>
>SEÇİLMİŞ ETKİNLİKLER
>
>1995 Metropol kirlenmeler Performans H.Ü Beytepe kampüsü
> ANKARA-
>1997 Konferans & söyleşi G.O.P Rotarac, Merit altınel Otel
> ANKARA-
>1998 Konferans&söyleşi İçel sanat kulübü MERSİN –
>1998 Yaşarım,yaparım,tüketirim. Performans KARUM İŞ MERKEZİ
> ANKARA-
>1999 Resimleri üzerine söyleşi, Türkiyede Özgür figürcülük SANAT
> KURUMU ANKARA-
>2000 ‘Harun ANTAKYALI’nın Dünya özgür Figür resmindeki yeri’
> söyleşi Ank. Anadolu güzel sanatlar lisesi ANKARA-
>2001 ANKART Karaca Sanat Galerisi ANKARA –
>2001 Altınoluk Festivali ALTINOLUK-
>2001 Hasanoğlan sanat bayramı ANKARA-
>2002 Diyaloglar I (Meriç AYDENİZ İle ‘Müzik-Resim’) –
>2002 ANKART Karaca sanat galerisi
>2003 Antalya II. Resim Festivali Cumhuriyet Meydanı ‘Performans’
> ANTALYA-
>2003 TÜYAP XIII Ankara Sanatyapım ile İSTANBUL-
>2004 ANKART Şekerbank ile ANKARA-
>2004 Dia gösterisi & Söyleşi Atölye Çamurdan ANKARA
>2004 TÜYAP XIV Passion Sanat Galerisi ile İSTANBUL
2005 Türksoy ressamlar buluşması ve work shop Akçakoca
2006 Resimleri üzerine söyleşive work shop Özel yüce okulları
2006 söyleşi "Harun Antakyalı ve özgür figür" Akdeniz üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ANTALYA
2006 Antakya Kültür ve turizm Festivali, ANTAKYA
2006 iskenderun kültür ve turizm festivali İSKENDERUN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
harun



Erkek
Mesaj Sayısı : 11
Yaş : 93
Kayıt tarihi : 18/09/07

MesajKonu: Geri: HARUN ANTAKYALI   21/10/2007, 03:20

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
harun



Erkek
Mesaj Sayısı : 11
Yaş : 93
Kayıt tarihi : 18/09/07

MesajKonu: Geri: HARUN ANTAKYALI   21/10/2007, 03:20

Konu: Re: Harun Antakyalı Tue Jun 12, 2007 4:22 pm






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Funda Oruç
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 05/03/07

MesajKonu: Geri: HARUN ANTAKYALI   7/11/2007, 00:03

HARUN ANTAKYALI ( 1965 - )

Harun Antakyalı 1965’de İskenderun’da doğdu. Sanat eğitimine önce usta-çırak ilişkisiyle, İskenderun’da dayısının atölyesinde başladı. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde heykel ve resim eğitimi aldı. İlk sergisini (Metropol İzlenimleri ) 1992 yılında İskenderun’ da açtı. Öğrencilik yıllarında Ankara'da açtığı "Metropol Kirlenmeleri" (1995- DAM Galeri) sergisiyle tanındı. 1995’de TEM (Transit Europe Motoways) Grubunu kurdu.1996’da Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden mezun oldu.

2001-2002 yılında Sanat Kurumu'nun resim dalında "Övgüye Değer Sanatçı" ödülünü alan Antakyalı, Türk Sanatları Ortak Yönetimi Vakfı Uluslararası Ressamlar buluşmasında da Türkiye'yi temsil etti. Büyük tuvallere yaptığı çalışmalarla tanınan, yurt içi ve yurt dışında çok sayıda sergi açan Antakyalı, Metropol insanını ve yaşamını sorgulayan resimlerindeki özgür figür çalışmalarıyla da uluslararası üne sahip oldu.

“Yaşarım, yaparım,tüketirim” Antakyalı ile sloganlaşmış bir sözdür. Eserlerinde dışavurumcu bir çizgiyi yansıtan sanatçının çalışmaları, yoğun bir karşı çıkışın, inkarın ve isyanın çığlığını barındırır ve büyük ‘A’ harfini anarşizm sembolüne benzer bir şekilde ters olarak kullanır. Antakyalı, resimlerinde insanların bitip tükenmek bilmeyen hırslarını, arzularını, tüketim meraklarını, umutsuzluklarını anlatıyor ve cep telefonu ,antidepresan ilaçların adları gibi imgelerle günümüz toplumunun yaşantısının çarpık ve vazgeçilmez unsurlarını eleştirel bir biçimde vurguluyor.

´´Tüm yaptıklarım yaşadıklarımdır, yaşayacaklarım yaptıklarımın ateşleyicisi olacaktır. Hesaplaşmam kendimle, bu yüzden bilinçaltımı serbest bırakmaya çalışıyorum. Kendimi yaşamak istiyorsam varım ve yaşam temel çıkış noktam´´ diyen sanatçı; “Metropol İzlenimleri” , “Metropol Kirlenmeler” , “Yaşarım , Yaparım , Tüketirim”, “Popülist Life”, “Benim Olympos’um Yok”, “Olympos’u Olmayanlar Buraya”, “Melekler Düş Kuramaz”, “Don (suz) Kişotlar”, “Korku-yorum” , “Metropolü Anlayan An(lar)” başlıklı sergileriyle, tüketim toplumunun simgelerine adeta savaş açıyor, yapıtlarında dejenere olmuş değerlerle hesaplaşıyor.

Antakyalı, “Metropolü Anlayan An(lar)” serginin tanıtım katalogu için hazırladığı yazıda metropolü şöyle anlattı ; "Metropoller büyük insan kitlelerinin yaşadığı mekan kavramı dışında yerlerdir. Çünkü mekan sınırlarla oluşur. Metropolü yönetmek zordur, zorluğu metropolün kendini yönetmesinde saklıdır. Kural, metropolü sıkar. Kuralcı bireyler bu yerleşimlerde toplum olduklarını sanırlar. Legal olan illegal olandan beslenir. Tüketimin sınır tanımadığı bu yerleşimler sınırlanamayan yaşamlarında sönük başkaldırıları denek olarak kullanırlar. Metropolün yarını dünün unutulduğu yerdedir. An önemlidir, anda karar verilir, anda üretilir, anda tüketilir."

Harun Antakyalı sert söylemli ve tepki dolu resimlerinin aksine son derece duyarlı ve duygusal bir insan , aslında resimlerinin böyle tepki dolu oluşunun altında da bu gerçek yatıyor. Kalbiyle yaşayıp , yaşanan hiç bir şeye duyarsız kalmamasının sonucu olarak hayattan aldığı yaraları tual aracılığıyla tekrar hayata iade ediyor. Yaşantısı da resimleri gibi yapmacıklıktan uzak , doğal, maskesiz olan sanatçı , ailesi ile birlikte Ankara’daki atölyesinde yaşıyor ve gündüzleri çocuklarıyla ilgilendiği için geceleri resim yapabiliyor.
Resimlerinin izleyiciyi böylesine etkilemesi ve herhangi bir sanatçıya duyulan beğeniden çok daha farklı boyutlarda sevilmesi de bu içtenliği ve yüreğiyle resim yapmasının geri dönüşümü olarak karşımıza çıkıyor.

Antakyalı sanat ve hayat hakkındaki görüşünü şu sözleriyle anlatıyor ; “ Sanatçı kendisiyle savaşan insandır.Yaşamsal savaş onlar arasında devamlı vardır. Düşünsel savaş mağlubu ve galibi olmayan savaştır. Sistem mağlubu da galibi de belirleyen zavallıdır. Ölüm süreci reddetmektir. İnandığı doğruyla yaşayan insan kendini başkalarının yerine koymamalıdır (başkalarını taklit). İnandığı gibi yaşayan insanın, meyvesini en geç 3. kuşakta alması kaçınılmaz. İşte uzun yaşam budur. Çünkü kendi gerçeği ile yaşayanlar ölümsüzdür... Zaman aslında mekandır.Tual sınırları bellidir ve mekandır, bu mekan içerisinde neler yarattığına bakacaksın. Boya, ya yan yana sürülür ya üst üste. Beni yarına taşıyacak olan tuallerim değil, düşüncelerimdir. Ölümsüzlüğü bedende arayan bilim artık bir şeylerin farkına varmalı. Bilimin formülü vardır,sanatın yoktur ; sanat kuyuya taş atan delidir. Bana göre başkası da bana aittir. Sanat özüne inebilen için tam dünyadır. Onur unutulur. Onur unutulduğunda , insanın bedeni boş bir istiridye kabuğu gibi kalır. İnanç ile başlayan bir yolculuktur bu ve ‘yapabiliyorum’ diyebilmekle başlandığında, sonrasını fark ettiğin oluşumlar getirir.”


Tuvalde İsyan *

Yaşamı biçimleyen bir fırçası var, Harun Antakyalı’nın... Ressam, fırçasıyla çevrenin tükettiklerini, içgüdülerinin çığlıklarına bırakıyor.

Bir sahne kuruyor Harun Antakyalı, boyası ve yüreğiyle yüzeylerin üzerine. Ve burada toplumun sürüklendiği açmazları, bireylere indirgeyerek, kendi dünyasının hayallerini de ekleyip, çözümler sunuyor. Hayatın içindeki karmaşıklıktan kaynaklanan tükenişlere / tüketmelere odaklıyor kendini. Başkentte birebir iletişimde olduğu insanların kendi yaşamına yansıyan renklerini ya da kördüğümlerini nesnelerin, kelimelerin ve olguların çemberine alarak irdeliyor. Yaşadığı sürece tüketen ve tüketim oldukça yeni üretimleri hayatın içine bırakan düşüncenin içinde, hisleri ve gördükleri doğrultusunda kendine yüzeyler üzerinde dünyalar kuruyor. Ürettiği nesnelere tutsak olan insan ve böylesine bir atmosfer içinde kendine boyayla ve biçimle nefes bulmaya çalışan bir sanatçının çığlıklarına tanıklık ediyoruz, duvarlarda asılı duran büyük boyutlu yüzeylerde.

"Tüm yaptıklarım yaşadıklarımdır, yaşayacaklarım yaptıklarımın ateşleyicisi olacaktır. Hesaplaşmam kendimle, bu yüzden bilinçaltımı serbest bırakmaya çalışıyorum. Kendimi yaşamak istiyorsam varım ve yaşam temel çıkış noktam," diyor sanatçı. Bu düşünceyle duygular, ister kağıt ister tuval / duvar olsun özgürlüğüne kavuşarak fırçadan yüzeye akın akın fışkırıyor. Nesneler ve bireyler farklı malzemelerde bir araya geliyor. Sanatçı, zamanın içinde gittiği yönü bilmeden savrulan bir gezgin gibi arayışlarını ve sonuçta ulaştıklarını sanatının diline aktarıyor. Yüzeylerde yaşanan karmaşayla büyük kentin kalabalıktan oluşan gürültüsüne kapılıp gidiyoruz. Bu gürültünün içinde sanatçı, hem kendi yaşamının eksiklerini tamamlıyor hem de resmindeki açlığı "kent kültürünün" dar ve karanlık sokaklarından caddelere fırlayan bireylerle doyuruyor. Cep telefonları, sigara paketleri, taksiler, kola kutuları, içki şişeleri yaşamın içinden seçilerek, kararlı, sert ve kalın çizgilerin arasına katılıyor. Biçimler birbirine ekleniyor. Deforme edilen vücut yapılarıyla figürlerin dinamizmi sokakta yaşanan görüntüyle aynı. Kalabalığa karşı bireyler tuvalde yaşamdaki trajik yalnızlıklarıyla hesaplaşıyor. İsyan çığlıkları biçimlerden kelimelere kayıyor. Tuvalde oyunu başlatan fırça, bir daha durmak bilmiyor Antakyalı’nın elinde... Dünya dönüp zamanı tüketiyor. Ya da tam tersi, zaman aktıkça dünya tükenişe sürükleniyor. Bu yüzden yaşadıkları yaptıklarını, yaşayacakları yapacaklarını yaşam sürdükçe etkileyeceğe benziyor.

Sanatçının Karaca Sanat Galerisi’ndeki sergisi için söylediği son söz bir çığlık gibi kulaklarımıza yerleşiyor: "Fareler yoktu! Zaten gemiler de yoktu!". Harun Antakyalı’nın resimlerine yayılan yaşama ait "gerçek" bu sözlerin içinde gizlenen anlamlara kendini bırakıyor. Ve bir "Don Kişot" misali, Antakyalı, yel değirmenine bürünen canavarlar var oldukça boyasıyla ve bulabildiği her yüzeye resim yaparak yaşamaya / savaşmaya her an hazır bekliyor. "Yaşıyor, yapıyor ve tüketiyor..."


*Dilek Şener , Milliyet Kültür&Sanat , 30.04.2002

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Funda Oruç
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 05/03/07

MesajKonu: Geri: HARUN ANTAKYALI   7/11/2007, 00:17










_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Funda Oruç
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 05/03/07

MesajKonu: Geri: HARUN ANTAKYALI   7/11/2007, 00:46

http://liman.goodforum.net/biyografiler-f22/harun-antakyaly-t242.htm

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Funda Oruç
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 70
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 05/03/07

MesajKonu: Geri: HARUN ANTAKYALI   10/10/2008, 12:32

Harun Antakyalı'nın web sitesinden çalışmaları hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz

http://www.harunantakyali.com

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: HARUN ANTAKYALI   Bugün 23:19

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
HARUN ANTAKYALI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GAZİ'DE İLKYAZ :: SANAT ARŞİVİ :: SANATÇI BİYOGRAFİLERİ :: TÜRK SANATÇILAR-
Buraya geçin: